(Via.)
Pek sevdiğim The Sartorialist'in bugün nerede, kimlerin fotoğraflarını çektiğine bakmak için sayfasına girdiğimde, FANTASTIC MAN dergisine düzdüğü şu methiye ile karşılaştım:"FANTASTIC MAN has quickly become one of my favorite men's style guides printed today. I hesitate to call it a magazine because it is just so much cooler than most of the men's magazines available right now. It is also one of the few men's magazines that is heavily devoted to fashion, style and the gentlemen that excel in that arena. "
Bu da bende dergiyi inceleme isteği uyandırdı. İnternet üzerinden, elbette.
(Via. Ne görüyoruz? Kapağında az-giyimli kızlar olmayan erkek dergisi de olurmuş.)
Derginin internet sitesinden bir örneğine bakılabilir, derginin ismini google'layınca çıkan resimlerden de biraz fikir sahibi olunabilir, ama bende bıraktığı izlenim, Monocle gibi yoğunlaşmış bir dergiyle karşı karşıya olduğumuz. İkinci Dünya Savaşı yıllarından beri aynı çizgide devam eden ve mevcut erkek dergilerinin ağababası olan Esquire'den ve onun türevlerinden farklı bu dergi.
Bir kere kapağında cıbıl kız yok! İçinde de "ayın güzeli" köşesi olduğunu zannetmiyorum.
(Via.)
Zaten Issız Adam filminin en akılda ve elde kalır sahnesinde de değinildiği gibi, artık porno form değiştirdi, annelerimizden saklayacak "mecmua"mız olmadı bizim hiç. İnternet, Coupling'deki Steve'in deyişiyle, bir kadın poposu veritabanına dönüştü. O zaman niye vasat Rus kızlarının kuşe kağıtlardan Türk erkeğini övmesini, erkek dergiciliğinde bir standard olarak alalım, değil mi Okan Can Yantır? Değil mi, Alper Kotaman?
(Via.)
Bir diğer taraftan da, bu derginin, aynı Monocle ve Intelligent Life gibi, pahalı zevkleri talep edebilecek bir kitle için üretildiği belli oluyor. Türkiye'de bu kitlenin de fazla geniş olmadığını, varolan kitlenin de bu dergi ile ilgilenmeyeceğini düşünebiliriz. Bu yüzden, Türk erkek dergiciliğinin hâla Erkekçe ve Esquire'den gelen geleneği sürdürmelerinin nedenini anlıyorum. Ayrıca, Türkiye'deki erkek dergileri, Esquire gibi, For Him Magazine gibi, yurtdışındaki formatların birebir Türkiye'ye uyarlamaları. Daha cesur olanlar, Türkçe'ye çeviri de diyebilir. Bu elbette kötü yapılmak zorunda değil. Fakat Amerikan Esquire'in kapağını, röportajlarını, "papyon katlama sanatı", "beyzbol sopası seçme rehberi" gibi gerçekten işe yaramayacak dosyalarını Türk Esquire'ine koymanın zamanının artık geçtiğini düşünüyorum. Belki artık çeviriden gayrı, özgün işler üretmenin zamanı gelmiştir. Amerikan versiyonunu merak etseydik internetten de bakabilirdik, değil mi?
Tekrarlayayım, FANTASTIC MAN'i incelemiş sayılmam, şimdiye kadar çıkmış on sayısının Türkiye'ye gelmiş olduğunu dahi zannetmiyorum, ama bu derginin erkek dergiciliğinde yeni bir yöne işaret etmesi hoşuma gitti. Yazıların öz olması, resimlerin sade şıklığı, sayfa tasarımının temizliği bile, dergiyi inceleme isteği uyandırdı. Umarım bu dergi Türkiye'ye de gelir, hatta daha iyisi, Türk erkek dergiciliğine bir yol gösterir.
Bu arada, The Sartorialist Mr. Schuman'ın bu dergiyi övmesinin sebeplerinden birinin, kendisinin dergi için fotoğraflar çekmesi olduğunu zannediyorum.
(Via.)





