Sosyal medya konvansiyonel medyadan farklı değildir. Niçin bu denli heyecan yarattığını anlayamadım. Tek fark, artık medyaya herkes katkıda bulunabiliyor.
Ben bundan memnun değilim.
Herkes medyaya aynı güçte katkıda bulunmamalı. Biz konvansiyonel medya devrinin okur ve takipçileriyiz. Bizim medyaya yaklaşımımız, medyada çıkan haberlerin ve yorumların, haber ve yorum yapma yetkinliğine erişmiş insanlar tarafından yapıldığı varsayımına dayanıyor. Biz okurların, her bir konu üzerinde etraflıca bilgi sahibi olması mümkün olmadığından, iyi bilmediğimiz konulardaki bilgi ve fikir edinme işini konvansiyonel medyanın haberci, yorumcu ve köşe yazarlarına havale etmiştik. Böylece işimiz kolaylaşıyordu. Bir konunun ehlinin ulaştığı sonuç ve düşüncelere konvansiyonel medya sayesinde kolayca ulaşıyor ve onların bizden daha bilgili, daha deneyimli ve en önemlisi, daha yetkin olduğu varsayımıyla, zihinsel kalkanlarımızı indirip, seçici-geçirgen düşünce yapısını kullanma ihtiyacı hissetmeden onların sonuç ve düşüncelerini kolaylıkla benimseyiveriyorduk. Aslında bunu alışkanlıkla hala yapıyoruz, ama artık medyadaki isimler bizden daha bilgili, daha deneyimli veya daha yetkin olmak zorunda değil.
Yazarlarımızın, yorumcularımızın, köşe yazarlarımızın durumu berbat. Ama biz bu konvansiyonel medya elemanlarını ciddiye alıyoruz, çünkü onların gazetelerde yer edinmiş olması gerçeğinin arkasında yetkin ve bilgili oldukları varsayımı hala duruyor.
Ve derken, köşe yazarı olmanın aşmayı gerektirdiği (günümüzde pek de yüksek olduğunu zannetmediğim) bilgi, donanım ve yetkinlik eşiğini aşmamış olanların, yani herkesin katkıda bulunabileceği bir medyadan bahsediyoruz. Eminim, kendimizi şartlandırmışlığımızdan dolayı sosyal medyaya katkıda bulunanları da yetkin insanlar olarak varsayacak ve seçici-geçirgenliğimizi kullanmaya gerek duymadan her verdiklerini alacağız.
İşte bundan dolayı sosyal medyanın gelişiminden memnun değilim.
Ve bir şey daha söyleyeyim mi, haber, kamuoyu, tarışma yaratma, gündem belirleme bir yana, sosyal medyanın çok kişisel bir tarafı da var. Sosyal medya araçlarını kullanarak, tanımadığınız insanlara hakkınızda çok fazla bilgi verebiliyorsunuz ve hangi bilgileri vereceğinizi seçebiliyorsunuz. Bir insanı tanımak ve bir insan hakkında bilgi sahibi olmanın farkının ayırdında değilseniz, size, hayatının sadece bir tarafıyla ilgili çok fazla bilgi aktaran kişi hakkında, o kişinin üzerinizde uyandırmak istediği izlenimi ediniyorsunuz. İşin en ilginç tarafı da, bu kişiyi çok iyi tanıdığınız izlenimini edindiğiniz için, onun size sunmak istemediği taraflarının olduğuna inanmıyorsunuz. Sosyal medyayı kullanarak, hayatınızın kamuya açmakta bir sakınca görmediğiniz yönlerini cömertçe sergileyerek, hayatınızın gizli kalmasını istediğiniz yönlerini, şüphe bile yaratmadan saklayabilirsiniz. Görünenin bolluğunu kullanarak saklananın geride bıraktığı boşluğu gizleyebilirsiniz. Çok akıllıca.
Sosyal medya bana bunları sağlasa, ben de sosyal medyanın önde giden bir neferi olurdum.
18 Şubat 2011 Cuma
8 Şubat 2011 Salı
Çok da Güzel Olmayan Şeyler: Başlangıç-II
Kötü olan şeyleri alıp daha kötü hale getirebildiğimi keşfettiğimde kaç yaşında olduğumu şu an hatırlayamıyorum. Fakat bu yeteneğimi gözlerinizin önüne serebilmek arzusuyla, bir önceki ÇdGOŞ'a bakıp derin derin düşündüm.
Voila!, zaten çok da güzel olmayan bir şeyi, ÇdGOŞ skalasında bir adım ileri taşıdım.
(ÇdGOŞ skalasında bir adım ileri gitmenin iyi bir şey olmadığının resmi)
Sizin için!
Voila!, zaten çok da güzel olmayan bir şeyi, ÇdGOŞ skalasında bir adım ileri taşıdım.
Sizin için!
Çok da Güzel Olmayan Şeyler: Başlangıç
Hayat "Güzel Şeyler"den ibaret değil. Gerçekten üzgünüm.
Bu yüzden güzel olmayan şeyleri de buraya koymalıyız. Onlara genel olarak, "Çok da güzel olmayan şeyler" diyelim (kısaca, ÇdGOŞ). Bunlar "Kötü Şeyler" değil, ama örnekleri takip edersek, kötü şeylerin siyahı ve güzel şeylerin beyazı arasında, grinin çeşitli tonlarında, kendi çaplarında çok da takdir edilesi şeyler olmadığını fark edeceğiz.
***
Yukarıdaki örnek, iki adet ÇdGOŞ içeriyor. Birincisi, dahi anlamında olmasına rağmen ayrı yazılmamış -de eki, bir diğeri Comic Sans yazıtipi. İkisi de ÇdGOŞ grubuna girmeyi hak ediyor.
Kötü mizahın taraftarı olmadığımı da eklerseniz, tek bir fotoda üç ÇdGOŞ...başlangıç için hiç fena değil, değil mi?
Belki de herkes giysi tasarlamamalı; belki moda dediğimiz trilyon-dolarlık endüstri bir ihtiyacı karşıladığı için vardır... giyenleri utandırmayacak giysiler yaratmak, gibi, mesela?
4 Şubat 2011 Cuma
Güzel Şeyler: John Oliver
Bu adam büyüyünce çok meşhur olacak.Footlights'tan çıkan şahane komedyenlerden biri, ve yaklaşık 4 yıldır The Daily Show'da Jon Stewart'ın correspondent'larından biri. Programın correspondent döngüsü, 5 yılı dolduranın kendi programını yapmak için veya başrollere çıkmak için programdan ayrıldığını gösteriyor, Colbert gibi, Steve Carell gibi. John Oliver'ın da kendi programını yapmasını bekliyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
