8 Mayıs 2010 Cumartesi

İhtiyaçlar ve Cevaplar

Eski nesillerin istekleri (ve dolayısıyla talepleri) bizimkilerden farklıydı. Onlar kendilerini yetiştiren neslin isteklerini, 2o. yüzyılın ortalarına kadar, sorgulamadan takdir ve kabul ettiler. İkinci Dünya Savaşı'nın hemen sonrasında dünyaya gelenler içinse dünün isteklerini kabul etmek bir yenilgiydi. Savaş görmeden, ekonomik kalkınmanın hep devam edeceğine inanarak büyümenin, müreffeh zamanlarda yetişmenin etkisi sadece onlar üzerinde kalmadı, onları takip eden neslin üyesi olan bizler de, bizden öncekilerin isteklerine burun kıvırmak istedik, ama bunu niçin yaptığımızı fark edemedik, düşünemedik. Fark edecek zaman, her zaman iştahımızı canlı tutacak önemsiz ihtiyaçlar tarafından işgal edilince, geriye hafif günler, fazla hızlı değişen kişisel gündemler ve fazla hızlı eskiyen arzular kaldı. Bize eski nesillerin güdülerini hakir görmeyi öğreten 20. yy ortası nesli bugün bizim yaşımızda olsa bunu görüp buna karşı çıkardı, ama bunu biz yapamıyoruz. İsteklerimiz, taleplerimiz geçici; ama onlara cevabı, aynı hızda bulabildiğimiz sürece bir sorun yok.

Şimdiye kadar her şey iyi gitti, şimdiye kadar her şey iyi gitti.