Televizyon ve "show biz" dünyası, 2012 yılında net bir şekilde gruplaşmalara maruz kaldı. Uzun zaman kadınlar tarafından, kadınlar için hazırlanan televizyon dizileri, "erkekler-tarafından-erkekler-için" (veya ETEİ) hazırlanan dizilerle rekabet etmeye başladı. Rating oranlarında gözlenemeyen bu rekabetin bu kadar dikkat çekici olmasını da, erkek izleyicilerin domine ettiği sanal alemde, ETEİ dizilerinin yüceltilmesi sağladı. KTKİ diziler, yüksek izlenme oranlarıyla hala reklamverenlerin öncelikli tercihi olacaktır. Sanal alemde yeterince taraftarı olmaması yüzünden de, ekşisözlük ve twitter'da ses getirmemeye devam edecekler.
Zira kadınlar Firdevs Yöreoğlu'yla ilgili geyiklerini gerçek dünyada yapmayı daha çok seviyorlar.
Buna karşılık, İsmail Abi'nin aralarda patlattığı damar aforizmalar, sanal alemi asıl kullanan zümre tarafından günlerce konuşulabiliyor. Bu da, rating oranları yanında orantısız kalan sanal alem rüzgarlarını fazla ciddiye alanları şaşırtmaya devam edecek.
Bu, bir başlangıç. Afili Filintalar ile, S.Erener-N.Karaibrahimgil-S.Çetin-E.Şafak-G.Birsel ağırlıklı şov dünyasının çatışması. Ramazan Güzeldir'le başlayan, Behzat Ç. ile devam eden, Leyla ile Mecnun'la saflarını yaratan, İşler Güçler'le safların sıklığını sınayan bir yeni dalga. Belki de, Bret Easton-Ellis'in, Empire v. Post-Empire çatışmasının bizdeki versiyonu. Bu zamana kadar güvenle ilerleyen G.Müjde'nin Peynir Gemisi, artık günümüz mizah alıcısının ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Çocuklar Duymasın, artık her hafta yayınlanan, saatler süren bir 90'lar mizahı parodisi.
Sorun eski mizah anlayışı değildi. Eminim alıcısı hala vardır. Sorun (ki sorun derken cidden sorun olduğu için böyle diyorum), alternatifsizlik ve bu durumda, eldeki tek seçeneğin, bu alternatifsizliğin farkında olmasıydı. Düşen kalite. İşi sallamak. Kolayına kaçmak. Bunlar da bu durumun doğal takipçileri oldu. Reklamverenler buna aydı ve tekelleşmiş eğlence dünyası temsilcilerine bunu yapmaya devam etmeleri için para yağdırdılar.
Ama nasıl olduysa, erkeklerden oluşan bir ekip, bu tekeli kırmayı başardı. Farklılık arayan zümrenin dikkatini çekti ve ses getirdi- en azından sanal alemde. Bunun devamında ne gelecek? Filintalar da sermaye çekmeye başlayınca, onlar da G.Birsel gibi kendini mi tekrar edecek? Öyle zannediyorum.
Ben hala üçüncü dalgayı, yani şu anda yapılan işlere bakıp, daha iyisini kendilerinin yapabileceğini düşünen, harekete geçecek olan gençleri bekliyorum. Beni sadece onlar heyecanlandırıyor.
26 Temmuz 2012 Perşembe
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
